Ana Sayfa arrow Gülşen-i Raz arrow SORU 12.
SORU 12. PDF Yazdır E-posta

SORU 12.
“Evveli olmayanla sonradan meydana gelen, nasıl oldu da birbirinden ayrıldı… bu âlem oldu, öbürü Tanrı?”



* * *


Evveli olmayanla sonradan meydana gelen esasen birbirinden ayrı değildir ki. Sonradan meydana gelen, Mutlak Varlığın zuhurudur, ondandır, kendiliğinden bir varlığı yoktur.


Her şey, ondan ibarettir, bu, yani sonradan meydana gelen şeyse Zümrüdü ankaya benzer, ismi vardır, cismi yok, Hak’tan başka her şey, vücudu olmayan bir addır.


Yokluğun var olması, olmayacak bir şeydir. Varlık, var olması bakımından daimidir, hiç zeval bulmaz.


(705) Ne o, bu olur… ne bu, o. Bunu bilir, anlarsan bütün müşküller, sana kolaylaşır.


Âlem, zaten itibari bir şeydir. Dairede devreden, devrederek daireyi meydana getiren o tek noktadan başka bir şey değildir.


Yürü… bir ateş noktasını çevir… o nokta gayet hızlı dönmesi yüzünden sana bir daire halinde görünür.


Bir, sayıya gelirse birçok sayı meydana çıkar ama sayılan bir, sayıların çokluğuyla çoğalmaz ki.


Tanrı’dan başka her şeyin sözünü bırak da bunu ondan ayır… Mutlak Varlıkla onun zuhurunu fark et!


(710) Bunda ne şüphen var? Mümkinat âlemi, hayale benzer. Birlikte ikiliğin bulunmasına imkan yoktur.


Yokluk da varlık gibi tekdi. Bütün çokluk âlemi, nispet ve itibardan meydana geldi.


Var olan şeylerin birbirlerine aykırılığı ve çokluğu hep, bukalemuna benzeyen şu imkan âleminden meydana geldi.


Fakat her birerinin varlığı bir ve tek ya; işte bu da Tanrı’nın bir ve tek oluşuna tanıktır.

 
< Önceki   Sonraki >