Ana Sayfa arrow Namaz - Abdest arrow Tevhid
Tevhid PDF Yazdır E-posta

Tevhid su üç kismin birden gerçeklesmesiyle vuku bulur:

  1. Rububiyyet Tevhidi.
  2. Uluhiyyet Tevhidi.
  3. Isim ve sifat Tevhidi.

Rububiyyet Tevhidi: Allâhu Teâlâ’yi her seyin rabbi, raziki ve haliki kabul etmek, bu ve benzer Allâhu Teâlâ’ya mahsus olan hususiyetleri AllâhuTeala’dan baskasina atfetmemektir. Kur’an’i Kerim’in beyanina göre Peygamber (sallAllâhu aleyhi ve sellem) zamanindaki müsriklerin bu inaçlari vardi. Bu inançlari onlari müslüman saymadi ve peygamber (sallAllâhu aleyhi va sellem) onlarin kanlarini ve mallarini mübah görmüs onlara savas ilan etmistir.

“Onlara (müsriklere) sizi gökten ve yerden riziklandiran, isitme ve görmenize malik (sahip) olan, ölüden diriyi diriden ölüyü çikartan, tüm isleri tedbir eden (yöneten ve düzenleyen) kimdir de? Diyecekler ki; Allâh’in, öyle ise düsünmezmisiniz de? Yedi kat gögün ve yüce arsin sahibi kimdir de? Diyecekler ki Allâh, öyle ise düsünmezmisiniz de? Eger biliyorsaniz her seyin melekutu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her seyi gözetip kollayan, kendisi korunmayan (hiç bir seye muhtac olmayan) kimdir de? Allâh’indir diyecekler, öyle ise nasil olupta büyülenirsiniz de?” (Mu’minun 84-89) Bu ve buna benzer ayetler Kur’an’da sayilamiyacak kadar çoktur.

Uluhiyyet Tevhidi: Ibadet çesitlerinin tümünü sadece Allâhu Teala için yapmak, Ondan baskasina yönelmemektir.

Iste evvelinden ahirine bütün peygamberler, bu tevhidi insanlara bildirmek ve bu tevhidde bulunan hatalari gidermek için gönderilmistir. Peygamberlerle milletleri arasinda çikan çatismalar bu tevhid yüzünden olmustur. Kur’anda anlatilan tüm peygamberlerin daveti bu tevhidi kabul ettirmek için olmustur ve bunu kabul etmeyen kavimler tarafından baskı ve işkencelere tabi tutulmuşlardır.bu tevhid ise Allah'tan başka ilah olmadıgı gerçegidir.ilah, sadece yaratıcı degil, en kısa tanımıyla yaratan ve yarattıkları üzerine hüküm koyan demektir. yoksa belirttigimiz üzere Mekke müşrikleri de Allah'ın yaratıcı olduguna inanıyorlardı, fakat Allah'ın hakimiyetini kabul etmiyor ve Onun hükümlerini hayatlarına esas almayarakdan Allah'a şirk koşuyorlardı... Kuran bunu bize şu ayetleri ile haber veriyor :

Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, günesi ve ayi buyrugu altinda tutan kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. O halde nasil (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?” (Ankebut 61)

“Andolsun ki onlara: "Gökten su indirip onunla ölümünün ardindan yeryüzünü canlandiran kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. De ki: (Öyleyse) hamd de Allah'a mahsustur. Fakat onlarin çogu (söyledikleri üzerinde) düsünmezler.” (Ankebut 63)

Bundan dolayı günümüzde Allah'ın hükümlerine ragmen hüküm koyan insanlar, bunu acıkca ifade etmeselerde İslam'a göre ilahlık iddiasında bulunmaktadırlar.müslüman olmanın ilk şartı da Allah'a ragmen hüküm koyan bu kimseleri, koymuş oldukları hükümleri ve nizamlarını red edip sadece Allah'ı ilah kabul etmektir.nitekim Araf suresi 54.ayetinde Allah Subhanehu ve Teala şöyle buyurmuştur : (ela lehül halku ve'l-emr : yaratmak da, emretmek de Allah'a mahsustur.) yusuf suresinin 40. ayetinde de ( inil hukmu illa lillah= hüküm ancak Allah'a aittir) buyrulmaktadır. nitekim Kuran meali dikkatle okunacak olursa Rabbulalemin kendisinden başka ilah ve Rabb'in olmadıgını vurguladıgı birçok ayeti kerimesinde özellikle hüküm noktasına dikkat çekmiş ve kendisinin yaratıcı oldugu gibi, insanların hayatlarına ilişkin hüküm, kanun, nizam, yasa ve degerleri belirleme hakkının da ancak kendisinde bulundugunu, ve hakimiyetinde kimseyi kendisine ortak kabul etmedigini defalarca vurgulamıştır.bu yüzden Allah'ın hükümlerine ragmen hüküm koyan insanlara ve hükümlerine isteyerek itaat etmek, Allah'a şirk koşmak manasına gelir ki, Nisa 48. ayetinde

Tevhidu’l-Esma ve’s-Sifat: Türkçesi isim ve sifat tevhidi olan bu kisim, Allâhu Teâlâ’ya ait olan güzel isimlerin ve yüce sifatlarin Kur’an ve Sünnet’de sabit oldugu gibi Tesbihsiz, Te’vilsiz, Ta’tilsiz, Tekyifsiz inanmak ve Kur’an ve Sünnet’de sabit olmamis hiç bir ismi ve sifati Allâhu Teâlâ’ya nisbet etmemektir, çünkü Allâhu Teâlâ’nin ait güzel isim ve sifatlari gayba taaluk ettigi için bu konuda hiç bir sekilde ictihada mecal yoktur. Kisinin mertebesi ne olursa olsun, ancak vahye muhatab olan Rasulu Ekrem sallAllâhu aleyhi ve sellem den sabit olanlar bunun disinda kalir ki; Onun sözü diger insanlarin sözü gibi degildir.O ancak Allah'tan aldıgı vahydir( necm 3-4)...

Allah bizleri tevhidi idrak edip onu yaşayan ve şirke karşı olan mücadelelerinde sebatkar olan muttaki kullarından kılsın.konuya ilişkin yazılarımız devam edecek inşallah.selam ve dua ile......

 
< Önceki   Sonraki >